ÜYE GİRİŞİ ÜYE OLMAK İÇİN ALTTAKİ LİNK İ TIKLA

AVCILAR---BEYLİKDÜZÜ---ESENYURT



İSTANBUL İLİ AVCILAR İLÇESİ
AVCILAR İLÇE TANITIM
avcılar
istanbul avcılar
avcılar istanbul
avcılar resimler
avcılar fotoğraflar
avcılar manzaralar
avcılar görüntüler
avcılar video
avcılar spor
avcılar haber
avcılar harita
avcılar konut
avcılar emlak
avcılar kiralık
avcılar satılık
avcılar arsa
avcılar araç
avcılar hastahaneleri
avcılar devlet hastahanesi
avcılar ekonomi
avcılar işl
avcılar sanayi
avcılar ticaret
avcılar kültür
avcılar sanat
avcılar ulaşım
avcılar eğitim
avcılar okul
avcılar lisesi
avcılar lojman
avcılar daire
avcılar
AVCILAR İLÇE TARİH
Tez elden imar edilsin! Osmanlı Devleti'nin 1453 yılında İstanbul'u alması ile şehirde önemli gelişmeler oldu. Fatih Sultan Mehmet İstanbul ve çevresindeki Rum Ahalisine zulüm ve baskı yapmayarak, onlarla uyum içerisinde birlikte yaşamayı düşünerek, onların haklarını koruyan yasalar çıkardı. Ayrıca savaş esnasında zarar gören yerleri tez elden imar edilme emri verdi.
 Gofla deresinin ağzındaki bu küçük balıkçı köyü savaştan zarar görmese bile Ayazma'sının düzeltilmesi için para harcandığı belirtilmiş, Türkler Küçükçekme'de Küçükçekmece'ye bağlanan yolun devamlı kullanılan bir yol olması nedeniyle yol düzenlemesi yapılmıştır. Çünkü ordular için en geçerli yolun yarım burga mağaralarının arka tarafı olduğu bilinir, nedeni buralarda köprüler bulunmasıdır. Osmanlıların Bizans’ı yenmesiyle İstanbul'un çevresine Türkler yerleşmeye başladılar. Türkler Büyük ve Küçükçekmece’ye yerleşirken Gofla deresinin ağzına yerleşmek istemiyorlardı. Çünkü Türklerin eskiden beri geçim kaynakları, tarım ve hayvancılığa dayanmaktaydı. Bu sebepten dolayı da deniz kenarında bulunan ve balıkçılıkla geçinen bu köyde oturmak istemediler. Sarayın ve çevresinin yiyecek ve giyecek ihtiyacı çoğunlukla dışarıdan karşılanmaktaydı. Özellikle son yıllarda gemilerle getirilen mallar Küçük çekmece ve Gofla Deresine boşaltılıyordu. Rumların balıkçı köyünde, getirilen mallar için bir depoları vardı. Ambarın bekçiliğini de askeri küçük bir birlik yapmaktaydı. Bu balıkçı köyü halkı, Yunan Krallığı'nın kurulmasıyla pek ilgilenmemişler, hatta 1877-1878 yıllarındaki Türk-Rum savaşında herhangi bir taraflı tutum içerisine girmemişlerdi. 1890 yıllarında Rum köprüsünün üst kısımlarını Mısırlı kaval Ali'nin mülk edindiğini görüyoruz.
Bu şahıs buraya Aminagos (Amindos) adını vermiştir. Ancak burası fazla gelişmeden olduğu gibi kalmıştır. Bu çiftliğin ortasından geçen küçük bir yol gittikçe genişlemiş ve Küçükçekmece köprüsüne bağlanmıştır. Genişleyen bu yolun önemi gittikçe artmış ve Avrupa'ya bağlanan bir yola dönüşmüştür. 1924 yılında burada yaşayan Rum köylüler mübadele kapsamında yer değişikliğine tabi tutulmuştur. Rumlardan boşalan yerlere askeri ambarların yerleştirilmesi nedeniyle bu meskun yere Ambarlı denilmiştir. Mübadelenin gerçekleşmesi . Cumhuriyetin ilanından önce ilk yerleşim yerlerinden olan Ambarlı, 60 hanelik küçük bir Rum Köyüdür. Balıkçılık ve meyhanecilik ile geçimlerini sağlayan Rumlar, İstanbul’dan gelen müşterilerine Laterna çalarak eğlendirirdi. Cumhuriyetin ilanından sonraki devirde; Lozan Antlaşmasına göre, Batı Trakya'daki Türkler ile İstanbul'da ki Rumlar dışında kalan azınlıklar, karşılıklı olarak yer değiştirildi. Yunanistan'dan bir milyonu aşkın Müslüman, Türkiye'ye göç ederken, Türkiye'den de bir buçuk milyonu aşkın Rum kökenli Hıristiyan vatandaşlar, Yunanistan'a göç etmiştir. 1924'de başlayan nüfus değişimi, 1926'dan sonra giderek artmış ve 1930 'da tamamlanmıştır. 1924 yılında Yunanistan’dan, köy köy getirilen aileler oldukça zor geçen ve yedi gün süren deniz ulaşımından sonra, önce İzmit-Kocaeli’ne getirildi, buradan da ülkemizin çeşitli yörelerine yerleştirildi.
 Mübadele sırasında aileler kendine ait eşyaları yanına alamadan sadece üzerindeki kıyafetlerle yolculuk yapmışlardır. Yunanistan’ın Ömberiya köyünde yaşayan Türkler ise Rumların bıraktığı Ambarlı’ya nüfus başına yaklaşık 5’er dönümlük tarla verilerek yerleştirildi. Öyle ki yolculuk sırasında vapurda doğan Bahriye teyze bile kayıt altına alındı ve kendisine de 5 dönüm tarla verildi. Türklerin Ömberiya köyünde bıraktıkları evlere ise Giresun ve Samsundan giden Rumlar yerleştirilmiştir. Yunanistan’ın Selanik Kayalar Ömberiya (OPEINOΣ AHMO Σ) köyünde yaşayan Türklerin soyu, Karaman Devletine uzanır. Anadolu Selçuklu Devleti'nin 1308 yılında yıkılmasından sonra Karamanoğulları, Konya ve çevresine tamamen egemen olmuşlardır. XIV. y.y. 'ın başına gelindiğinde, Karamanoğulları Anadolu'daki en güçlü devlet konumundaydı. Daha sonra kurulan Osmanlı Devleti kendinde yeterli gücü bulduktan sonra Karamanoğulları Devleti'nin varlığına son vermiştir. Bu güçlü hanedanı, gelecekte devletin güvenliğini tehlikeye düşürmemesi için, Anadolu'nun çeşitli bölgelerine ve yeni fetih edilen Balkan topraklarına, özellikle de Tuna kıyısındaki Bulgar ülkesine ve Yunanistan’a sürmüştür. Yunanistan’ın Ömberiya köyünde yaşayan Türkler kendilerine ait olan geniş arazilerde çiftçilik ile geçimlerini sağlamaktaydı. Ambarlı Köyü’nde yaşayan Rum’lar ise sadece balıkçılık ile uğraştıklarından fazla tarım toprakları yoktu. Mübadele yolu ile Ambarlı Köyüne yerleşen çiftçi vatandaşlarımız geçimlerini kazanmakta oldukça zor dönem geçirmişlerdir.
Hatta Atatürk’e “Paşam ! biz burada ne ile geçineceğiz” diye sormuşlar, Atatürk ise denizi göstererek “İşte deniz, arazileriniz size yeterli gelmiyorsa denizden geçininiz” demiştir. Balcıbük’ten Firuzköy’e… Bulgaristan’ın Ortaköy’üne (İvaylovgrad) bağlı Balcıbük (Maden buk) köyünde yaşamlarını sürdüren Türklerin, 1927 yılı ve öncesinde Bulgar eşkiyalarının köylerine yaptığı baskınlar ve arazilerinde kurulan pusular yüzünden tedirginlikleri ve huzursuzlukları artmıştır. Can güvenliklerinin kalmadığını anlayan Balcıbük’lüler Türkiye’ye göç etme ve yerleşme kararı almışlardır. Bu karar gereği Kadir Efendi (ÖZDEMİR), Ali Ağa (BAŞER), ve Osman Ağa (TEZER) Türkiye’de arazi satın almaları ve köy yeri için araştırma yapmak üzere görevlendirilmişlerdir. O dönemde, Yeşilköy yöresinde satılık olan Ayamama Çiftliği, Yeni Çiftlik, Şamlar Köyü’ndeki Osman Bey’in Resneli çiftliğini gezmişler.
Son olarak gezdikleri Firuz çiftliğini beğenerek satın almaya karar vermişler. Çünkü, gezdikleri çiftlikler içinde tarım araçları ve tesisleri bakımından en uygun olanı Firuz çiftliğiymiş. Çiftlik 1928 yılı Mayıs ayında sahibi Necip Bey’den, arazisi ekili ve çiftlikteki bütün tarım araçları ile birlikte 40.500 (Kırk bin beş yüz) liraya satın alınmıştır. Köylüler, Balcıbükte alınan karar gereği çiftlik arazisinin tapusunu Kadir Efendi (ÖZDEMİR)’in üzerine yapmışlardır. Balcıbük köyündeki 60 hane halkı, evlerini ve tarlalarını Soğanlık köylülerine satıp 04 Aralık 1928 tarihinde taşınabilir eşyalarını ve mallarını öküz arabalarına yükleyerek konvoy halinde Balcıbük’ten ayrılmışlardır. 14 Aralık 1928 tarihinde bütün aileler çiftliğe ulaşmıştır. Gelen aileler çiftlik evlerine ve samanlıklara yerleştirilmiştir. 1929 yılında şu anki köy alanında planlı bir yapılaşma olacak şekilde her aile için evler yapılmıştır. Çiftliktekiler yasal işlemlerini 1930 yılına kadar Ambarlı Köyü Muhtarlığı’na bağlı olarak sürdürmüşlerdir.
O yıl yapılan nüfus sayımında 365 kişiye, hane sayısı da 72 ye ulaştığı tespit edilmiş ve aynı yıl muhtarlık kurulmuştur. Yeni kurulan köye Firuzköy denilmiş ve ilk muhtar da Hasan Hüseyin ÖNEL seçilmiştir. Köy statüsü 12 Eylül 1980 ihtilali sonuna kadar devam etmiştir. Amindos Çiftliği… Bulgaristan’da artan huzursuzluklardan dolayı göç etme imkanını arayan Bulgaristan’ın Vetova ve Razgrat’ta yaşayan iki köy halkı, 1929 yılında 6–7 kişilik bir heyet gönderdi. Amaç, vatanlarında yer edinmek ve buralara yerleşmekti. Buraya gelen heyet, Ambarlı ve Firuzköy haricindeki yerlerin geniş çiftlik arazisi olduğunu görmüştür. Angurya çiftliği, Trakatya (Yakuplu) diğer tarafta eşkinoz (Esenyurt), Tahtakale çiftliği ve Amindos çiftliklerini araştırmışlar. 22 bin dönüm olan Amindos çiftliğinde ise hiç konut bulunmamaktaydı.
 Satılık olan Amindos çiftliğinin kendilerine uygun olduğunu düşünerek burayı satın almak istemişlerdir. Bu çiftlikte çalışan kâhyaya hiçbir evrak imzalamadan kaparo bıraktılar ve Bulgaristan’a geri döndüler. Bulgaristan’daki yerlerini ucuz fiyatlara satıp, eşyalarını at arabalarına yükleyerek, bazı aileler trenle bazı aileler at arabalarıyla zorlu geçen yolculuktan sonra şimdiki belediye binamızın olduğu yerdeki, çiftlik binası ve hayvan barınaklarına sığındılar. 40 Aile olarak buraya yerleşmeye gelenler, çiftliğin bedeli olan 80 bin TL yi aralarında toplayamadıklarından çaresizlik içinde kaldılar. Daha sonra Avcıların İlk muhtarı olacak olan Katip Mehmet ERKAN, nüfus işlemleri için Edirne’ye geldiğinde, buraya gelenlerin ne durumda olduğunu görmek için yanlarına geldi. Çiftliği satın alamadıklarını kendilerinin ise sefalet çektiğini gören Katip Mehmet ERKAN ve 1974-1977 yılları arası Belediye Başkanlığı yapan Ahmet DİCLE’nin babası Mustafa DİCLE, Ankara’ya giderek bankalardan kredi talebinde bulundular. Fakat olumsuz yanıt aldılar. Ankara’dan ayrılacakları sırada Katip Mehmet ERKAN’ın Bulgaristan’daki hocasına rastladılar.
 Hocası, ERKAN ve DİCLE’ye bu durumlarınızı belirten bir dilekçe yazın, ben Atatürk’ün yaverine vereyim, uygun bir zamanda Paşamıza konuyu iletsin der. Bunun üzerine dilekçe yazılarak yaverine veriliyor. Dilekçede, mağduriyetleri belirtilerek, Amindos çiftliğinin satılık olduğu ve buranın alınabilmesi için kredi çekmeleri gerektiği yazılmıştır. Bunun üzerine Atatürk; “Çiftlik olarak kredi veremeyiz” der. Ancak dilekçelerinin üzerine, “Köy tüzel kişiliğinde olursa şayet kredi verilsin” diye de bir not yazar. Kredinin alınabilmesi için Amindos Çiftliğinde yaşayan insanların oturduğu alan Avcılar Köyü yapılır. ERKAN ve DİCLE beyler bu notu Ziraat Bankasına veriyorlar.
 Çiftlik o zamanın parası 80 bine satılıktır. Kendilerinde 40 bin TL mevcuttur. Bankadan ise 40 bin TL talep edilmiştir. Banka şerh koyuyor ve Amindos çiftliğini 20 yıl olmak üzere ödemeli olarak tüm köylüye (Avcılar Köylüsüne) satışını sağlıyor. Daha sonra Mısır uyruklu arap mühendis Ata beye buranın parselasyonu yaptırılmıştır. Arazi, genelde 2 şer dönümlük parsellere bölünerek Avcılar Köyü’nde yaşayan ailelere pay edilmiştir. Artık birbirine yakın Avcılar Köyü ve Ambarlı köyü oluşmuştur. Avcılar için önemli bir bilgide, Şimdiki Stad’ın oradan başlayarak Reşitpaşa Caddesi üzerinden E-5 e kadar uzanan bölümde 66. Topçu Tümeni bulunmaktaydı. Buradaki askeri birlik, 2. Dünya Savaşında konuşlanmıştır.
İstanbul Üniversitesi Avcılar yerleşke alanı askerlerin eğitim alanıydı. Şimdiki İstanbul Üniversitesinin Avcılar yurtlarının olduğu bölgede ise askeri havaalanı bulunmaktaydı. Üzeri branda kaplı tek motorlu pervaneli eğitim ve keşif askeri tayyarelerin iniş ve kalkış yaptığı yerdi. Avcılar Köyü Genişliyor... Amindos çiftliğini, köy olma koşulu ile yer edinen vatandaşlarımız, Ambarlı köyünün muhtarı Yahya BALABAN’ın yardımları ile, Ambarlı köyü ile Avcılar Köyü’nü 1934 yılında birleştirdi ve bu iki köye “Avcılar Köyü ” adı verildi ve köyün ilk muhtarı Mehmet ERKAN olmuştur. Şimdiki İstanbul Üniversitesi’nin kapısı önündeki kavşak alanı içinde bir çeşme bulunmaktaydı. Çobançeşme denilen bu yerde avcılar konaklardı. Zenginlerin av mevsiminde en uğrak yeri, bu bölgeydi. Avcılar, sabahın en erken saatinde buraya gelir, artık isimleriyle tanımış oldukları gençleri yanına alır avlanmaya çıkarlardı. Zaman içinde, buradaki avcılar, av bayramları düzenlemeye başlamışlar. Avladıklarını, köylüler ile birlikte burada pişirerek şenlik edasında sofralar hazırlayarak, çalgılar eşliğinde eğlenilirdi. Avcılar Köyü adını buraya avlanmaya gelen Avcılardan almıştır. Geçim Kaynakları İlk gelindiği yıllarda, saz samandan yapılan tek katlı bahçeli evlerde yaşamışlardır. 1924 yılından 1950 yıllarına kadar köylü geçimleri kazanmakta zorluk çekmişlerdir.
 Öyle ki köyün kadınları sabahın erken saatlerinde kalkıp tahta takunyalar ile yayan olarak Yeşilköy ve Florya’daki Ayama deresine yürüyerek çalışmaya giderlerdi. Balkan ülkesinden gelen köylülerimiz balıkçılığı bilmedikleri için, balıkçılık ile fazla uğraşmamış çoğunlukla kendi işleri olan çiftçiliğe önem vermişlerdir. Buğday yulaf, mısır, arpa, ayçiçeği, soğan, kavun, karpuz yetiştirilirdi. Satılmak üzere iskeleden deniz yoluyla İstanbul’a gönderilirdi. Hatta yoğurt hanede yapılan yoğurtlar yine yelkenli ve eski kum kayıklarıyla satılmak üzere İstanbul’a gönderilirdi. Hayvancılık ile fazla uğraşılmamıştır. Çoğunlukta küçükbaş hayvanları olan ailelerin kendilerinin faydalanacağı kadar büyükbaş hayvan beslerdi Oldukça tutumlu olan köylü kışlık yiyeceklerini yazdan hazırlardı. Şu anki Merkez Parkı ve Kültür Merkezinin bulunduğu alanda köye ait içinde dut ve kiraz ağaçları bulunan büyük bir bahçe bulunmaktaydı. Avcılar’ın sembolü haline gelen havuz da o zamanlardan yapılmadır. Havuzun suyu Avcılar kavşağında bulunan Çobançeşme den borular ile getirilmekteydi. Avcılar köyü gelişiyor. 1950 yılından sonra İstanbul’da istimlaklar başladı. İstimlakların başlaması İstanbul’luların Avcılar köyünden yer edinmesine sebep oldu. Bu durum, halkın geçimini kolaylaştırmıştı.
 Köylüler genellikle çocuğunu evlendirmek için, 3-5 dönümlük tarlalarını satardı. Bir tarafı göl, bir tarafı deniz olan Avcılar’da yazlık ve kışlık gibi evler yapılmaya başlandı. 1960 dan sonra Türk Elektrik Kurumu, Beton şirketleri ve diğer kollarda faaliyet gösteren fabrikaların açılması, köylüye yeni iş imkanı, Avcıların ise gelişmesine katkı sağlamıştır. Avcılar Köyü 1966 yılında Belediye olmuştur. Avcıların son muhtarı ve ilk belediye başkanı olan Yusuf KORLU zamanında ilçenin gelişmesine hız kazanmış, Avcılar tercih edilen yerleşim merkezi durumuna gelmiştir. Köyün malı olan şu anki İstanbul Üniversitesi Avcılar yerleşkesi de o zaman para karşılığında satılarak belediyeye gelir elde edilmiştir. Avcılar Köyünde Eğitim Belediye binasının karşısındaki şimdiki Atatürk parkının olduğu yerdeki eski 2 katlı çiftlik evi bulunmaktaydı. Avcıların ilk ilkokulu burası olmuştur. 1947 senesine kadar bu okulda 2 derslik ile eğitim veriliyordu. Burada 3. sınıfa kadar okunur daha sonra Firuzköy de bulunan okula gidilirdi. Bu okul eskidiğinden 1947 den sonra şimdiki Halk Eğitim Merkezi’nin bulunduğu alanda tek katlı olan bir binaya okul taşınmış ve 1 den 5. sınıfa kadar eğitim verilmeye başlanmıştır.
1960’lı yıllarda bu okul eskidiğinden, Avcılar Köy Tüzel kişiliğince Cami alana olarak ayrılmış olan yere şimdiki Ambarlı ilkokulu kuruldu. 1967-1968 öğretim yılında Avcılar girişine şimdiki Abdulkadir UZTÜRK okulunun olduğu yere 273 öğrencisi ile 5 derslikli tek katlı Avcılar İlkokulu yapıldı. Bu okul aynı zamanda sabahları ilkokul, öğleden sonra Ortaokul olarak hizmet vermiştir. 1968-1969 yılında İnsa Lisesi öğretime başlamıştır. Sonraki yıllarda gelişmesini hızla sürdüren Avcılar’ın her mahallesine ilkokullar açılmış, Teknik ve Ticaret Liseler ile İstanbul Üniversitesinin Avcılar’da hizmet vermeye başlaması Avcılar da yaşayan insanların, eğitimine büyük katkı sağlamıştır. Büyüyen Avcılar.. Av hayvanlarının bulunduğu sonbaharda özellikle kuzeyden gelen bıldırcın sürüleri çok sayıda avcının ilgisini çekmiştir. 1970 yılından sonra Avcılar çok hararetli bir dönem geçirir. İstanbul da başlayan istimlak olayı ile insanlar bu bölgeye akın etmeye başlamıştır. Bu bölgede çok hızlı bir nüfus artışı görülmüştür. Kısa zamanda köylüler ellerindeki tarlaları emlakçılar tarafından parselleterek satmışlardır.
Satılan arsalar üzerinde konutlar yapılmaya başlanmış, yeni yeni mahalleler oluşmuş ve Avcılar çok geniş bir alana yayılmıştır. 8 mahalle pazarının kurulduğu, 865 Pazar esnafının bulunduğu, 5000 ila 6000 esnafın bulunduğu Avcılarda yaklaşık 109.213 konut birimi mevcuttur. Avcılar'da sanayi de hızla gelişip büyüdü. Çok sayıda sanayi kuruluşları oluştu. Ambarlının batısında yakıt dolum tesisleri, elektrik üreten termik santrali vardır. Firuzköy yolu'nun sağında ve solunda sanayi tesisleri bulunmaktadır. Avcılar ilçesinin E-5 Kara yolu üzerinde bulunması, ilçeye büyük hareket kazandırmıştır. E-5 Karayolu’nun sağında, büyük bir alana yayılan İstanbul Üniversitesi Avcılar’ın kültürel ve ekonomik açıdan gelişmesini sağlamıştır.. Avcılar İlçesinde 10 mahalle bulunmaktadır. İlçemizin E-5 Karayolu ve TEM otoyolu ile yan yolları haricinde 95 caddesi ve 1541 sokağı bulunmaktadır. Konumu.. Avcılar İlçemiz, doğusunda ; Küçükçekmece gölü ve Küçükçekmece İlçesi, batısında Esenyurt ve Beylikdüzü İlçeleri , kuzeyinde Başakşehir İlçesi, Güneyinde ise Marmara Denizi ile çevrelenmiş ve yaklaşık 4.185 hektar yani 42 milyon m2'lik bir yüzölçümüne sahiptir.İlçemiz İstanbula 27 km uzaklıkta olup; TEM otoyolu ile E-5 (D-100) Karayolu ilçe sınırları içinden geçmektedir. Avcılar 10 mahalleden oluşmaktadır 1. Avcılar Merkez Mahallesi 2. Ambarlı Mahallesi 3. Cihangir Mahallesi 4. Gümüşpala Mahallesi 5. Denizköşkler Mahallesi 6. Üniversite Mahallesi 7.
 Mustafa Kemal Paşa Mahallesi 8. Firuzköy Mahallesi 9. Tahtakale Mahallesi 10. Yeşilkent Mahallesi Ekonomik durumu : Avcılar ilçemizde, sanayi tesislerinin gelişmesiyle balıkçılık, bağcılık ve tarım tarihe karışmış bunların yerini sanayi, ticaret ve eğlence-dinlenme almıştır. Avcılar'da başta madeni eşya, dokuma, giyim eşyası olmak üzere irili ufaklı 250'den fazla sanayi tesisi faaliyettedir. Buna göre nüfusun %40'ından fazlasını işçiler, %10'unu bölge esnafı ve küçük çapta memur kesimi oluşturmaktadır.. Sağlık durumu : 1 Devlet Hastanesi ile her mahallemizde Sağlık Ocakları bulunmaktadır. İlçenin çeşitli yerlerinde çok sayıda klinik ve büyük özel hastaneler açılmıştır. Bunlar ilçede yaşayan insanların ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşılamaktadır. Kültür durumu : Avcılar İlçemizde bir çok Eğitim-Öğretim kurumları vardır. Bu kurumların içinde, İstanbul Üniversitesi Avcılar Kampüsü büyük öneme sahiptir. Kampüste Mühendislik, Veterinerlik, İşletme Fakülteleri, Teknik Bilimler Yüksek Okulu bulunmaktadır. Ayrıca her türlü sosyal faaliyetlerin düzenlendiği Barış MANÇO Kültür Merkezimiz de ve Denizköşkler
Mahallesindeki Ek Hizmet Binamızda ücretsiz kurslar verilerek, çeşitli etkinlikler gösterime sunulmaktadır. Sosyal durumu : Avcılar İlçemiz yakın zamana kadar sosyal yönden fazla zengin değildi. Nüfus artışı beraberinde, bölgeye çeşitli sosyal tesislerin kurulmasına olanak sağlamıştır. İstanbul Üniversitesi kampüsünün buraya taşınması ile Avcılar'a yeni bir hareketlilik ve canlılık gelmiştir ve bölgedeki sosyal hayatı önemli ölçüde zenginleştirmiştir. Ambarlı sahil şeridinde çok sayıda kafeterya, eğlence merkezleri, balık restorantları vb. yerler bulunmaktadır. Nüfus durumu : Türkiye'nin her bölgesinden gelen insanlar Avcılar'a yerleşmiş bulunmaktadır. Hızla gelişen ilçemizin nüfusu da hızla artmakta ve inşaat sektörü bölgenin en kuvvetli sektörlerinden biri olmaya devam etmektedir.1934 yılında 340 kişi olan nüfusu 1940 yılında 1222 kişiye çıkmıştır. 1945 yılında yani 2. Dünya Savaşı sırasında ise nüfusu 1730 kişi olmuştur. Zaten 1945 yılında nüfusunun bu kadar artmasının nedeni olarak da bölgeye yerleştirilen askeri birlikler olduğu sanılmaktadır. Çünkü savaştan sonra nufus birden 1130 kişiye düşmüştür. Avcılar İlçesinde 1950 yılına kadar nüfus artışı genel değerlerin altında kalmışsa da bu artış 1950 yılından sonra hızlı bir ivme kazanmıştır.
 1959 yılında yakıt dolum tesislerinin yapılması: 1964 yılında TEK Ambarlı Termik santralinin kurulması bu nüfus artışını etkileyen ilk faktörler olmuştur. Günümüze doğru gelindiğinde, örneğin 1990 yılında bölgenin nüfusu 126.282 kişi olmuş; son yapılan 1997 yılı nüfus sayımında ise bölge 214.383 kişilik bir yerleşim durumuna gelmiştir. 2000 yılında yapılan Nüfus sayımına göre ilçemiz 235.113 kişi, 13/03/2008 tarihi itibariyle 323.596 kişi, 01/01/2009 tarihi itibariyle 333.944 kişi, 01/01/2010 tarihi itibariyle 348.635 kişi, 01/01/2011 tarihi itibariyle ilçemiz nüfusu 364.682 kişi, 01/01/2012 tarihi itibariyle ilçemiz nüfusu 383.736 kişidir.




İSTANBUL İLİ BEYLİKDÜZÜ İLÇESİ
BEYLİKDÜZÜ İLÇE TANITIM
beylikdüzü
istanbul beylikdüzü
beylikdüzü istanbul
beylikdüzü fotoğraflar
beylikdüzü resimler
beylikdüzü manzaralar
beylikdüzü görüntüler
beylikdüzü video
beylikdüzü spor
beylikdüzü ulaşım
beylikdüzü eğitim
beylikdüzü okul
beylikdüzü lisesi
beylikdüzü ekonomi
beylikdüzü haber
beyl,kdüzü harita
beylikdüzü sanayi
beylikdüzü ticaret
beylikdüzü kültür
beylikdüzü hastahaneleri
beylikdüzü devlet hastahanesi
beylikdüzü gezi
beylikdüzü tatil
beylikdüzü fuar
beylikdüzü iş
beylikdüzü konut
beylikdüzü emlak
beylikdüzü kiralık
beylikdüzü satılık
beylikdüzü arsa
beylikdüzü araç
beylikdüzü
BEYLİKDÜZÜ İLÇE TARİH
BEYLİKDÜZÜ TARİHÇE
 M.Ö. 7 yy`da ilk yerleşimin başladığı Beylikdüzü’nün kurucularının Helenler olduğu varsayılır. M.Ö. 2.yy’da Bizans egemenliğine giren Büyükçekmece’nin gözde beldelerinden biri olan Beylikdüzü, İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı İmparatorluğu’na bağlanmıştır. Bir sayfiye ve tarım köyü olan Beylikdüzü, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde orduların konaklama yeri olduğundan, bölgede yoğun bir yerleşim olmamıştır. Beylikdüzü’ nün eski ismi bahçe anlamına gelen “Gardan” dır. Bu bölge tarihte üzerinde pek çok medeniyeti barındırsa da yakın zamana baktığımızda ilçede özellikle 1924 yılına değin Rumların izleri gözlenmektedir.
 Burada yaşayan Rumlar bu tarihten yani Kurtuluş Savaşından hemen sonra Yunanistan’da yaşayan Türklerle nüfus mübadelesine tutulmuşlardır. Ve buraya mübadele ile gelen Türkler yerleştirilmeye başlanmıştır. Buraya yerleşen Türkler burada ilk başta yoğun olarak tarım, hayancılık ve balıkçılık faaliyetlerinde bulunmuşlardır. Bölgeden Rumların çoğunun ayrılması üzerine köye yeni bir isim verilmeye karar verilmiş, bunun üzerine köyün doğal iklimine çok kolay ayak uyduran kavak ağaçlarının yoğunluğu nedeniyle köye
 “KAVAKLI” adı verilmiştir.
 Bu köy uzun zaman Çatalca ilçesine bağlı kalmıştır. 1988 yılında Büyükçekmece’nin ilçe olması ile Büyükçekmece ilçe sınırları içine dahil olan Kavaklı, daha sonraki günlerde belediye hizmetlerini Gürpınar’dan almaya başlamıştır. 11.162.000 m2 yüzölçümüne sahip olan kavaklı, 01.12.1993 tarih ve 21.775 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İçişleri Bakanlığı’nın 93/42.466 sayılı kararı ile Büyükçekmece ilçesine bağlı belde yapılmıştır. Yine bu karara dayanarak belde de bir belediye kurulmuştur. 22 Mart 2008 Tarihli ve 26824 Sayılı Resmî Gazetede yayınlanan ``Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun`` çerçevesinde Beylikdüzü ilçe yapılmıştır. Bu karara dayanarak belediye ilçe belediyesi olmuş ve ilçede kaymakamlık ve ona bağlı birimler kurulmuştur. Coğrafi Özellikler Beylikdüzü, Türkiye'nin en büyük metropolü olan İstanbul'un hemen batısında yer alan yeni bir ilçedir.İlçemiz; güneyde Marmara denizinin kuzey kıyıları ile sınırlanmakla beraber doğuda Avcılar, batıda Büyükçekmece ile komşudur. İlçenin kuzeyi ise E-5 Karayolu ve Esenyurt ile sınırlanmaktadır.
 BEYLİKDÜZÜ'NÜN İLÇE SINIRLARI VE ÖZELLİKLERİ
 Alt yapısı: İlçemizde; alt ve üst yapı yüzde 70 oranında tamamlanmıştır. Özellikle sayfiye bölgesi olarak bilinen Sahil Mahallesi ve Kavaklı Mahallesi'nde yapılaşma yok denecek kadar az olduğundan buradaki alt yapı çalışmaları halen devam etmektedir. Gerek denizle bütünleşme anlamında, gerekse yeşil alanın bol olduğu düzenli siteler şeklindeki sorunsuz yapılaşma nedeniyle, ekonomik ve kaliteli ev almak isteyenler için Beylikdüzü cazibe merkezi haline gelmiştir. Ulaşım: Ulaşımın ve trafik sorununun olmaması bir başka önemli etkendir. Kentimiz, havaalanına 21 km. uzaklıkta; E-5 karayolu ve Marmara Denizi sınır oluşturmaktadır. Sahil Projemiz, ve metrobüs projelerimizin hayata geçmesiyle birlikte; TEM ve E-5 ve E-6 ile sağlanan ulaşım çeşitlenecektir.
 Şu an Avcılar'a kadar gelen metrobüs hattı, Beylikdüzü'ne kadar uzatılarak, 1 yıl içinde, Söğütlüçeşme'ye kadar ulaşım sağlanacaktır. Sosyal Yaşam: Beylikdüzü ilçesinde; sakin, huzurlu, düzenli, sağlıklı, güvenilir, trafik karmaşasından uzak refah seviyesi yüksek bir yaşam sürülüyor. İlçemizde alışveriş merkezi sayısı, son zamanlarda çok artmıştır. Sanat ve kültürel alanda; Belicium Alışveriş Merkezi'nde Erol Günaydın tiyatrosu mevcuttur. Alışveriş merkezleri, Büyük mağazalar, marketler, sinemalar, kamuya ait dinlenme tesisleri ve büyük çaplı iş merkezleri bulunmaktadır. İlçemizde okuma yazma oranı yüksek olup, okulu olmayan yerleşim birimi bulunmamaktadır. Eğlence merkezleri ve
 TÜYAP
 fuarının bulunması ekonomik hayata canlılık getirmektedir. Beylikdüzü İlçe'sinin nüfusu: 2007 yılı resmi sonuçlara göre Beylikdüzü'nün ilçe nüfusu toplam 187 bin'dir. Sadece Beylikdüzü'nde 35 bin konut bulunurken, Yakuplu ve Gürpınar'ın sınırlara eklenmesiyle birlikte Beylikdüzü ilçesinde konut sayısı 50 bin civarında olmuştur. İlçemizde birçok büyük firmaların çok önemli yatırımları vardır. Nüfusun; 2009 yılı sonunda 250 bine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Stratejik konumu: İlçemizin, kolay ulaşım imkânlarına sahip bulunması, deniz manzarası ve kişi başına düşen yeşil alan miktarının; 8 metrekareyi geçmesi, altyapı ve üstyapı sorunu ve kaçak yapılaşma olmaması, düzenli kentleşme, eğitim seviyesi ve kentlilik bilinci yüksek insanlardan oluşması gelişen ve değişen yeni ve modern bir kent özelliği; yatırım bölgesi olarak düşünülmesinin en önemli ana nedenleridir.
 Bölgemizde Bahçeşehir, Beykent ve Fatih Üniversitesi olmak üzere 3 üniversite mevcuttur. Beylikdüzü marka bir kent haline geldiği için yatırımcıların gözdesi haline gelmiştir. Beylikdüzünün gelişim süreci: Beylikdüzü, 2000 yılından sonra planlı ve düzenli bir şekilde gelişmeye başlamış; kaçak yapılaşması olmayan, depreme dayanıklı binaları ile örnek gösterilen bir kent olarak büyümüştür. Her geçen gün bir yenisi eklenen alışveriş merkezleri, toplu konut projeleri, kültür merkezi, özel sağlık kuruluşları, sağlık ocakları ve eğitim kurumları, sosyal donatı alanlarıyla; refah seviyesini her geçen gün biraz daha arttırmıştır. beylikdüzü
istanbul beylikdüzü
beylikdüzü istanbul




İSTANBUL İLİ ESENYURT İLÇESİ
ESENYURT İLÇE TANITIM
esenyurt
istanbul esenyurt
esenyurt istanbul
esenyurt resimler
esenyurt fotoğraflar
esenyurt manzaralar
esenyurt görüntüler
esenyurt video
esenyurt spor
esenyurt haber
esenyurt harita
esenyurt konut
esenyurt emlak
esenyurt kiralık
esenyurt satılık
esenyurt arsa
esenyurt araç
esenyurt eğitim
esenyurt okul
esenyurt lisesi
esenyurt hastahaneleri
esenyurt devlet hastahanesi
esenyurt ulaşım
esenyurt nüfus
esenyurt ekonomi
esenyurt sanayi
esenyurt ticaret
esenyurt gezi
esenyurt tatil
esenyurt meb
esenyurt bina
esenyurt daire
esenyurt
ESENYURT İLÇE TARİH
Tarihi : Esenyurt 22.03.2008 tarih ve 26824 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 06/03/2008 tarih ve 5747 nolu Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna göre ilçe olmuştur. 
 İdari Yapı : İstanbul Metropoliten alanı içerisinde yer alan Esenyurt İlçesi Doğusunda Küçükçekmece gölü ve yerleşkesi Batısında TEM – D.100 Bağlantı yolu, Büyükçekmece Belediyesi, Kuzeyinde Hoşdere-Kınalı-Trakya Otoyolu (E-6-TEM) güneyinde D-100 (E-5) Karayolu bulunmaktadır. E-5 karayolu ve TEM (E-6) otoyolunu bağlayan bir bağlantı yolu Esenyurt ilçesinin ortasından geçerek ikiye ayırmaktadır. Esenyurt ilçesi yaklaşık 4800 Hektar bir alanı kapsamaktadır.Esenyurt Belediyesi 1989 yılında kurulmuştur. Esenyurt idari olarak Büyükçekmece ilçesine bağlı iken 10 Temmuz 2004 tarihinde kabul edilen 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Yasası ile birlikte ilk kademe belediyesi olmuş ve İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlanmıştır.5747 sayılı ‘Büyükşehir sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki kanun hükümlerinin 1. maddesi 22.fıkrasıyla Esenyurt ilçesi kurulmuştur. 
Kanun 22.03.2008 tarih ve 26824 sayılı Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun ekli 20. sayılı listede Esenyurt ilçe sınırları tespit edilmiştir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra Esenyurt’un sınırları genişlemiş ve Mahalle sayımız 20’ye ulaşmıştır. Listede Kıraç ilk kademe Belediyesine bağlı Merkez, Namık Kemal Mahalleleri, Çakmaklı TEM-D.100 bağlantı yolunun doğusu, Yakuplu ilk kademe Belediyesine bağlı Güzelyurt Mahalleleri, Avcılar İlçe Belediyesine bağlı Yeşilkent Mahallesinin D3 ila D100 bağlantı yolunun batısında kalan kısım, Bahçeşehir ilk kademe belediyesine bağlı 2.kısım Mahallesinin Hadımköy-Hoşdere, Esenyurt-Hadımköy yolun batısında ve Sanayi Mahallesinin kuzeyinde kalan kısmı Esenyurt ilçe sınırlarına katılmıştır. Coğrafi Yapısı: İlçenin doğusunda Avcılar ilçesi, batısında Büyükçekmece ilçesi, kuzeyinde Başakşehir ve Arnavutköy ilçesi, güneyinde Beylikdüzü ilçesi ile sınır olup yaklaşık 57 km2 ‘lik bir yüz ölçümüne sahiptir. Arazi az engebeli olup, ilçe hudutlarında orman mevcut değildir. Nüfus durumu: İlçeye bağlı belde, bucak ve köy bulunmamaktadır. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre 2008-2011 yıllarına göre Esenyurt İlçesinin nüfusu: 
 YIL KADIN NÜFUSU ERKEK NÜFUSU TOPLAM NÜFUS YILLIK NÜFUS ARTIŞI YILLIK NÜFUS ARTIŞ ORANI 2008 181.371 191.646 373.017 - - 2009 196.413 207.482 403.895 30.878 % 8.28 2010 217.319 229.458 446.777 42.882 % 10.62 2011 243.234 256.793 500.027 53.250 % 11.91 Sanayi : İlçede sanayi önemli yer tutmaktadır Sanayi İşletme Sayıları : 1759 Adet Sıhhi İşletme (İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı mevcut) 745 Adet Gayrisıhhi İşletme (İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı mevcut) 615 Adet Gayrisıhhi İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Başvurusu bulunmaktadır. 804 Adet Sıhhi İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Başvurusu bulunmaktadır. Evren 1. Oto Sanayi Sitesi Evren 2. Oto Sanayi Sitesi Fatih Oto Sanayi Sitesi Alkop Sanayi Sitesi Isıso Sanayi Sitesi Mimsan Sanayi Sitesi bulunmaktatır. Tarım ve Orman : 2011 yılı Doğrudan Gelir Desteklemeleri dikkate alınarak Esenyurt İlçesinin Ekim Yapılan Tarım Arazileri Toplam 197,2 da’dır.
 Fiziki Ve Teknik Altyapı Durumu: İlçemiz sınırları dahilinde 20 mahalle bulunmaktadır. Mahallelerimizin tamamında elektrik vardır. Cadde ve sokaklardaki havai elektrik hatlarının % 65’i yer altına alınmış olup, kalan kısımları ise program dahilinde yapılmaktadır. İlçemizin imar planı sınırları dahilinde bulunan cadde ve sokakların tamamında şehir şebeke suyu mevcut olup ilçemizde içme suyu sıkıntısı yaşanmamaktadır. Belediye tarafından cadde ve sokaklarda atık su hattı mevcut olup, imar planında gösterilip açılmayan ham yollarında yapılaşma doğrultusunda çalışmalar yapılmaktadır. Esenyurt genelinde doğalgaz hattı İgdaş tarafından yapılmakta olup, Esenyurt halkının %85 i doğalgaz kullanmaktadır. Esenyurt genelinde cadde ve sokaklarımızın %70 i parke yol, % 30 i asfalt yol olarak kullanılmaktadır. Eğitim Durumu: İlçede 1 Resmi Okul Öncesi, 13 Özel Anaokulu, 39 Resmi İlköğretim, 5 Özel İlköğretim, 11 Resmi Ortaöğretim, 3 Genel Lise, 5 Meslek Lisesi, 1 Anadolu Lisesi, 2 Ç.P.L., 6 Özel Ortaöğretim, 1 Halk Eğitim Merkezi, 1 Rehberlik Araştırma Merkezi, 23 Özel MTSK, 
17 Özel Dershane, 5 Özel Rehabilitasyon Merkezi, 1 Özel Eğitim, 3 Özel Muhtelif Kurs, 3613 öğretmen, 93.056 öğrenci, 1.726 derslik mevcuttur. Üniversite bulunmamaktadır. Kültür ve Tabiat Varlıkları: Esenyurt, Saadetdere Mahallesi, F21d24c3d Pafta, 1393 Ada 1 ve 2 nolu parseller üzerinde 0,61 hektar yüzölçümüne sahip 1.derece tarihi sit alanı yer almaktadır. Bu alanda Anıtlar Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda Bizans Döneminden kalan Saray kalıntılarının yer aldığı tespit edilmiştir.Bu bölümde Esenyurt’un konumu ve doğal yapı özellikleri başlıkları altında bölgenin topografik yapısı, jeolojik durumu, deprem durumu, iklim ve bitki örtüsü, akarsuları ve taşkın alanları ile enerji nakli hattı durumu değerlendirilmiştir. Asayiş ve Güvenlik: İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı 2 polis merkezi bulunmaktadır. İlçe Emniyet Müdürlüğü Merkez Mahallesinde bulunan binası ile Kıraç ve Esenkent’e bulunan ek hizmet binalarında hizmet vermektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder